
2. terminator 2: judgment day (cameron, 1991)
3. children of men (cuaron, 2006): son derece duygusal bir tercih bu. aslında distopyalar bilimkurgu dendiğinde ilk tercihim değil. ama bu filmin duygusu da, tekniği de o kadar yoğun ki, eğer herhangi bir janra bir yerinden dahil olabiliyorsa o janrın en iyi filmleri arasında hep yer alacak bu film.
4. back to the future (zemeckis, 1985): iz bırakanlar unutulmaz!
5. terminator (cameron, 1984)

7. blade runner (scott, 1982): varoluşçu bilimkurgu deyip geçmek olmaz. deckard’ın ne olduğuna dair teoriler şehir efsanesinden çıkıp kanıtlandı belki ama filmin büyüsü gıdım azalmadı.
8. metropolis (lang, 1927): geçenlerde televizyonda denk geldim ve yine başından kalkamadım. muhteşem bir ileri görüşlülük, ama sadece gelecek tasvirinde değil, film dilinde de.

10. the matrix (wachowski brothers, 1999): hi-tech, post-modern, hiperaktif Amerikan mitolojisi.
11. alien (scott, 1979)
12. twelve monkeys (gilliam, 1995): bu filmi sanırım 4-5’er yıllık aralarla üç defa izledim ve her birinde daha önce anlamadığım bir dolu nokta olduğunu fark ettim. yine de ufacık çocukken beni hayran bırakan şeyin hala orada olduğunu görmek her seferinde sevindirdi beni.
13. the man who fell to earth (roeg, 1976): david bowie'den uzak ara gelmiş geçmiş en iyi bilimkurgu oyuncu performansı. uzak ara! roeg’in modern toplumla olan meselesini her janrda (korku, bilimkurgu, arthouse) dışa vuruşu hayranlık uyandırıcı.
14. total recall (verhoeven, 1990): yine çocukluk hatıralarına ihanet etmeyen o özel filmlerden birisi.
15. strange days (bigelow, 1995): bigelow en sevdiğim kadın yönetmen. hatta en sevdiğim 10 yönetmenden birisi bile olabilir. bu, en iyi filmi değil ama yine de harika. milenyuma geçiş sahnesine dikkat.
16. starship troopers (verhoeven, 1997)
17. innerspace (dante, 1987): martin short’un şapşallığı, dennis quaid’in karizması, meg ryan’ın güzelliği.
18. la cité des enfants perdus (caro-jeunet, 1995): sanırım anglo-sakson alem dışında beni en çok etkileyen bilimkurgu budur. retro-fütürizm zirvede!

20. back to the future ii (zemeckis, 1989): bazı açılardan serinin en sevdiğim filmi budur. özellikle karanlık 1987’yle.
21. minority report (spielberg, 2002)
22. a scanner darkly (linklater, 2006)
23. contact (zemeckis, 1997)
24. time bandits (gilliam, 1981)
25. running man (glaser, 1987)
ayrıca "the abyss"ın klostrofobisi, "aliens"ın adrenalini, "repo man"in absürdlüğü, "star wars"un heybetli hayalgücü (ki listeye girmeme sebebi onun bilimkurgu olmadığı görüşüne katılmam oldu) olmadan bu liste eksik oldu elbette, ama zaten her şekilde olacaktı.